<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Serdar ŞAHİN &#187; forward</title>
	<atom:link href="http://www.serdarsahin.net/tag/forward/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.serdarsahin.net</link>
	<description>Gönülden dökülen damlalar.</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2010 14:59:52 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Forward Edilesi Mesaj</title>
		<link>http://www.serdarsahin.net/akilda-kalanlar/forward-edilesi-mesaj.html</link>
		<comments>http://www.serdarsahin.net/akilda-kalanlar/forward-edilesi-mesaj.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 May 2008 15:28:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Serdar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Akılda Kalanlar]]></category>
		<category><![CDATA[çelik]]></category>
		<category><![CDATA[forward]]></category>
		<category><![CDATA[fotokritik]]></category>
		<category><![CDATA[isveç]]></category>
		<category><![CDATA[kutsal topraklar]]></category>
		<category><![CDATA[mesaj]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://serdarsahin.net/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Bugün Fotokritik &#8220;kutsal topraklar&#8221; grubuna atılan bir mesaj beni çok etkiledi. Mesaj aynen şöyle: Beş yaşında idim. Rahmetli babaannem pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere düştü. Babaannem eğildi, aramaya başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu . Çocukluk iste, -Aman babaanne dedim. - Bir pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya, yorulmaya değer mi? Rahmetli ilk [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://www.flatrock.k12.in.us/hes/images/notepad%20&amp;%20pencil.gif" alt="" width="237" height="199" /></p>
<p>Bugün <a href="http://www.fotokritik.com" target="_blank">Fotokritik </a>&#8220;<span style="color: #ff0000;">kutsal topraklar</span>&#8221; grubuna atılan bir mesaj beni çok etkiledi. Mesaj aynen şöyle:</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Beş yaşında idim.<br />
Rahmetli babaannem  pirinç ayıklıyordu.<br />
Bir tane yere düştü.<br />
Babaannem eğildi, aramaya  başladı.<br />
Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya çalışıyordu .<br />
Çocukluk  iste,<br />
-Aman babaanne dedim.<br />
- Bir pirinç tanesi için bu kadar caba  harcamaya, yorulmaya değer mi?<br />
Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı,  öfkeyle doğruldu.<br />
-Sen oturduğun yerden ahkâm kesiyorsun, &#8216; dedi.<br />
- Hiç  pirinç üretilirken gördün mü? İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç  tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği, çilesi var biliyor  musun?&#8217;<br />
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.</span></p>
<p>Aradan yıllar geçti.<br />
Hukuk  Fakültesinde öğrenciyim.<br />
Alain&#8217;in proposlarini okuyorum.<br />
Birden  irkildim.<br />
Babaannemi hatırladım.<br />
Alain, bir insan yerde bir iğne görüp de  eğilip almazsa, bütün uygarlığa karşı ihanet etmiş olur diyordu.<br />
İlave  ediyordu. Bir iğnenin üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el emeği  vardır diyordu.</p>
<p>On dokuz yıl evveldi.<br />
Stockholm&#8217;e gitmiştim.<br />
Bir  otele indim.<br />
Geceydi.<br />
Sabahleyin, traş olmak i çin lavaboya gittiğimde,  aynanın yanında ilginç bir not gördüm.<br />
<span style="color: #ff0000;"> &#8216;Lütfen traştan sonra jiletinizi çöpe  atmayın, yanda bir kutu var oraya bırakın, bir tek jiletle dahi olsa, İsveç  çelik sanayisine yardımcı olun</span>&#8216; diyordu.<br />
Doğrusu hayretler içinde  kaldım.<br />
Çocukluğumdan beri <span style="color: #ff0000;">çelik eşya denince akla İsveç çeliği</span> gelir.<br />
Birçok eşya üzerinde&#8217; <span style="color: #ff0000;">İsveç çeliğinden yapılmıştır</span>&#8216; diye  yazardı.<br />
Ä°ste o ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe gitmesini  istemiyor, ona sahip çıkıyor, gelen turistlere rica yollu uyarıda  bulunuyordu.</p>
<p>İsviçre&#8217;de zaman zaman, belli periyotlarda radyolar,  televizyonlar bir haberi duyurur.<br />
&#8216;<span style="color: #ff0000;">Şu tarihte, su saatte, adamlarımız  gelecek. Siz lütfen hazırlığınızı yapın.<br />
Okumadığınız, ilgilenmediğiniz,  kullanmadığınız ne kadar kitap, dergi, gazete varsa, kÃ¢ğıt, ambalaj, kutu varsa,  velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi ols a, kapının önüne koyun. İsviçre&#8217;nin  kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç ziyanına engel olun</span>.&#8217;</p>
<p>Japonlar son  derece sade, basit, yalın mütevazı yasayan insanlardır.<br />
Evlerini mobilya ile  eşya ile dolduranlar Japonlara göre <span style="color: #ff0000;">ruhen tekamül edememiş, hayatın manasını  anlayamamış</span>, zavallı kimselerdir.<br />
Böyleleriyle; evini mezat salonuna çevirmiş  zavallı, diye eğlenirler.<br />
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne  kadar acıdır.<br />
Vaktiyle Japon ekonomisi darboğazdan geçiyor. İç borçlar, dış  borçlar gırtlağı aşıyor.<br />
Zamanın başbakanı meclisi toplar.<br />
Kürsüye  çıkar.<br />
Durumu olanca açıklığı ve tehlikeleri ile anlatır ve;<br />
-Şu andan  itibaren der,<br />
-<span style="color: #ff0000;">Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış borçları son  kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir şey yemeyeceğim.<br />
-Şu üstümdeki  elbiseden başka elbise giymeyeceğim</span>.<br />
Dediklerini yapar, en üstten en alta bir  israftan kaçınma kampanyası açılır.<br />
Japonya bütün borçlarını öder. Bu durumun  toplumun bütün kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını söylemeye gerek  yok.<br />
Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını gördüm.<br />
Yarabbim, ne kadar  sade, ne kadar mütevazı, ne kadar gösterişten uzak&#8230;</p>
<p>*Gerekmediği halde  elektriği yakmakla, suyu kapamadan bos yere akıtmakta, gece çamurlu  ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, yemek yediğimiz kapları yıkamadan  bırakmakla biz de zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?</p>
<p>*Hayat çok ince, akil  almaz incelikte ipliklerle örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,  İlk okul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir mıh bir nalı  kurtarır.<br />
Bir nal bir atı, bir at bir komutanı,<br />
Bir komutan bir  orduyu,<br />
Bir ordu bir ülkeyi kurtarır</strong></span> diyordu..</p>
<p>Maddi durumumuz ne  olursa olsun, ister zengin olalım ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak  zorundayız.<br />
Burada parayı da, maddiyatı da aşan büyük bir edep ve incelik  vardır.</p>
<p>Sanırım &#8216; <strong>forward </strong>&#8216; <span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">edilmesi gereken</span></span> bir mesaj varsa o da  budur&#8230;</p>

<p class="sayac_bilgi"><li><font face="Verdana" color="#FF0000">Bu yazı  <font size="3"><b>245</b></font> defa görüntülendi </a></font></li>
<br></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.serdarsahin.net/akilda-kalanlar/forward-edilesi-mesaj.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
