RSS
 

Posts Tagged ‘Azerbayacn’

abdulhamid abdulhamit iran mabeyn meşrutiyet referandum söğütlü Türk

Referanduma Abdulhamid Han penceresinden bir bakış

31 Ağu

Anayasa değişikliği için Referandum tartışmaları bir yandan tüm şiddetiyle devam ededursun, Bugün Birçoğumuzun yıldönümü olduğundan heberimiz bile olmayan Ulu Hakanımız Abdulhamid Hân-ı Sâni (cennetmekân)’ın tahta çıkışının sene-i devriyesi. (31 Ağustos 1876) ,

Ulu Hakan, Bugün olduğu gibi dün de devletimiz üzerinde oynanmaya devam eden kirli oyunlar ve oyuncularıyla daima mücadele etmişti.
Hatta ki bugünlerde devam eden Anayasa için referandıum tartışmalarına bile noktayı o günden koymuştu. Bakınız bugün  bile birçoklarının halen anlayamadığı ve ahmakça eleştirdiği Abdulhamid Hanın meşrutiyet politikası ile ilgili olarak Aziz Sultan’ın kendisi ne söylüyor;

*  Sultan Abdulhamid’i meşrutiyetten yıldıran muhtelif sebeplerin en mühimlerinden biri de anâsır (Soy, milliyet)  meselesi ve o zamanki Osmanlı devletinde Türk  unsurunun  diğer unsurlara nispetle ekaliyette (azınlıkta) olmasıdır. Sultan Abdulhamid Meclis-i Meb’ûsan’ın anâsır mücâdelesine sahne olacağı kanaatinde olup;
- “Bir hükümdar için lazım olan şey memleketin menafaatidir. Eğer bu menfaat Kanun-i Esasi’nin ilânı ise o da yapılıyor. Fakat iyi tatbik olunur mu, Türk’ün menfaati mahfuz kalır mı, burası bilinmez!
demiştir.

Ulu padişahın bu milli endişesinde ne kadar haklı olduğunu İkinci Meşrutiyet tarihi bütün fecâatiyle isbât etmiştir.

Referandum konusuna gelince;

Gerekli olan değişiklik ise yapılmalıdır. Fakat yapılacak değişiklikler iyi olacak mı, Türk’ün menfaati mahfuz kalacak mı? yoksa bazılarının dediği gibi bölücülere; “- buyrun meydan sizin! “yiyin efendiler!” kabilinden değişiklikler ve fırsat mı verilecek?…

Referanduma EVET‘mi HAYIR‘mı tartışmaları biryandan devam ededursun, herbirimizin Anayasa değişikliği ve referandum’a bu pencereden bakmamız gerekmektedir.

Sultan Abdulhamid Han aile beşiği olan Eskişehir ve Söğüt civarındaki Karakeçili aşiretinden iki yüz kişilik bir “Söğütlü Maiyyet Bölüğü” teşkil etmiştir.

Mâbeyn Başkâtibi Tahsin paşa hatıratında şöyle diyor:
Sultan Abdulhamid Han’ın bu mızraklı bölüğüne fevkalade teveccüh ve itimadı vardı. Sultan, söğütlü bölüğünden dâima memnuniyet ve sitâyişle bahseder, onlarla görüştüğü zaman;
-Öz hemşhehrilerim! Diye hitab eylerdi.

* Sultan Abdulhamid İran hükumeti tarafından Azerbaycan’da yasaklanmış olan Türk dilinin tedris lisanı olmasını te’min etmiş ve Azerbaycan mekteplerinden Türk dili yasağı kaldırılmıştır.

İran şahı Muzafferüddin Kacar’ın İstanbul’a gelmesinden istifade eden Sultan, o zamana kadar Azerbaycan mekteplerinde tedrisi yasak olan Türk diline ait yasağın kaldırılmasını te’min etmiştir.

İstanbul gazeteleri bu müjdei şöyle neşretmişlerdir;
“Tercuman-i Hakikât’ın ifadesine göre Muzafferüddin Şah “Azerbacan’da bulunan mekteplerde bundan böyle Fars dili ile beraber Türk dilinin dahi tedrisine ve bilhassa Türkçenin gereği gibi öğretilmesine itina edilmesini” emretmiştir.



  • Bu yazı 706 defa görüntülendi

  •